Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay’dan açıklamalar – Son Dakika Flaş Haberler

ADALARIN SİLAHLANMASI
Kıbrıs’taki gündem sakin değil. Biz burada bir taraftan Kıbrıs’la ilgili içe dönük çalışmalara devam ederken bir taraftan da dışa dönük bunların oyunlarıyla uğraşıyoruz. Ege Adaları’nın silahsızlandırılması bizim ısrarla durdurduğumuz ve Yunanistan’ında bu tarz bir olay yok aslına bakarsan nereden çıktı, ben aslına bakarsan istediğimi de yaparım şeklindeki yaklaşımı, AB’nin de bu yaklaşımın arkasında duruyor benzer biçimde görünmesi rahatsız edici Türkiye açısından.
Yüz yıl oldu, yüz senedir sabreden bir Türkiye var. Ya Yunanistan bir an ilkin akını başına alır. başkalarının dolduruşuna gelmez. Yunanistan’ın aklını başına almasını biz ısrarla temenni ederiz
600 km uzaktan gelip derhal dibimizdeki Meis Adası’nda burnumuzun dibinde sen benim hava sahamı işgal ettin etmedin diye bu kadar agresif bir yaklaşımı kabul etmemiz mümkün değil. Ya silahsızlandırılacaktır adalar, yoksa bunların egemenliği sorgulanmaya başlayacaktır. Türkiye bunlara rıza gösteremez, göstermeyecektir de. 
KIBRIS KONUSU
Çayın taşıyla çayın kuşunu vurmak, Maraş’ı bizlere verin Ercan Havalimanı’nın kullanımına müsaade edelim. Maraş kimin, Şimal Kıbrıs’ın Ercan Havalimanı kimin Şimal Kıbrıs’ın. sen kim oluyorsun da Şimal Kıbrıs’a dönerek de Maraş’ı bana ver, havalimanını kullanmana müsaade edeceğim. Bu iyi mi bir zihniyet bu iyi mi bir ukalalıktır. Bu iyi mi bir had bilmezliktir. Sen kimsin?
Konuşacağınız yer Türkiye değildir, KKTC’dir. Tanıyacağınız ya da tanıdığınız yer KKTC’dir. Masaya oturacaksanız ilkin bunlarla oturursunuz, konuşursunuz, adanın paylaşımını adil bir halde paylaşımının yapılacağı bir çözüm aranabilir. Somut ortaklaşa iş alanları… Hidro karbon kullanımını gerekirse bu çatışma alanı değil, beraber hareket etme olabilir, barışın sembolü olabilir. Hidro karbon kaynaklarını arayan firmalar dahil, olabileceği bir komisyon vasıtasıyla bunların iyi mi paylaşılabileceği ile ilgili bir karar alınabilir. Biz Türkiye olarak gerekirse bir komisyon oluştururuz, bu şekilde bir komisyonda nerede kimin ne arayacağına karara verir bu durum da adanın gelişmesine ve buradaki insanların refahına vesile olur.
Türkiye’nin içinde olmadığı bir projenin hayata geçirilmesinin mümkün olmadığını görüyoruz. bunu da aslına bakarsan taraflarla oldukça net konuşuyoruz. bu mevzular gerek İsrail’le gerek bölge öteki ülkelerle konuştuğumuz öteki konulardır. Türkiye’nin dışlanmaya çalışmış olduğu, yeni bir arayış ifade etmek doğru olmayabilir şu aşamada. Geri adım diye bir şey söz mevzusu olması imkansız.
KAPALI MARAŞ
Kapalı Maraş canlandı. İlk açılması anındaki tepkiyi ilk zamanlarını hatırlayın biz dedik ki o vakit farelerin gezdiği bir kent mi daha adada yaşayan insanların refahınadır Açıldı ne oldu kıyamet mi koptu, ziyaret edenlerin sayısı 500 bini geçmiş.
Taşınmaz mal komisyonu diye bir komisyon var. orada buradaki mallarıyla ilgili devretmek istese buraya müracaatların arttığını görüyoruz. Rumların bölgeye ilgisinin arttığını görüyoruz.
Bu kimi rahatsız ediyor, buna sevinilmesi lazım. hem bölgedeki kalkınmaya katkı sağlayacak Maraş bölgenin en ileri destinasyonu bunun yeniden canlanması hem Rum tarafını hem de Türk tarafını memnun eder. Yeniden canlanması herkesi mi memnun eder.
Rumların Kıbrıs Türkleri’ne neler yaptığının şahididir Maraş. burası barışın sembolü olacak şekilde, iyelik haklarına riayet edilecek şekilde değerlendirilmelidir. Hayalet kent olmaktan da kurtarılmalıdır.
BU HALİYLE KORUNUP TURİZME AÇILMASI MI PLANLANIYOR?
Olursa görkemli olur, KKTC’nin her türlü emek vermesi var. Bizde her türlü katkıyı veriyoruz aslına bakarsan. Olursa biz sonuna kadar destek veririz. Bizim hedefimiz hayalet kent olmasından ise ekonominin canlandığı refahın canlandığı ve barışa katkı elde eden bir kent. KKTC’nin yaklaşımı iyelik haklarına saygılı bir halde ve internasyonal hukuka uygun şekilde bir çözüm arayışı.
Mülk sahiplerinin de dahil edilmiş olduğu bir çözüm arayışı bence bunun oldukça gecikmemesi lazım. geciken her gün dünya ekonomisine de ada ekonomisine de zarardır. Evlatların ve gençlerin geleceğine vurulmuş bir kilittir. Gazi Magusa’daki çocuk niçin kapalı bir kent görsün yanıbaşında.
İSVEÇ VE FİNLANDİYA’NIN NATO’YA GİRİŞLERİ KONUSUNDA SOMUT ADIM
Ülkemizce NATO bir güvenlik şemsiyesidir. Dolayısyla üyelerin birbirlerinin sınırlarını koruması ve birbirlerine karşı yükümlülükleri vardır. Üyelerden herhangi birisinin sınırları güvenlik boyutunda tehlikeye girerse öteki üyenin bunu koruma yükümlülüğü vardır. Türkiye’nin bu tür boş laflara karnı toktur. Terör örgütlerine destek verenlerin NATO sınırları içinde olmasını istemiyoruz. Yoksa Türkiye, NATO genişlemesine karşıdır diye bir şey yok.
Güvenlik riskimizi artırıcı boyutta faaliyetleri olan iki ülkenin NATO’ya girmesini iyi mi destekleriz. Aslen biz öteki üyelere de bir mesajı iletmeye çalışıyoruz. uyanma çağrısı benzer biçimde düşünün. uyanın artık bunu size anlatmaya çalışıyoruz. Bu şekilde bir bağlaşık anlayışı olması imkansız. doğrusu bir tek ben senin güvenlik çıkarlarını düşüneceğim fakat karşılığında sen benimkini yok sayacaksın bu tarz bir olay olmaz. terör örgütlerini destekleyeceksin, sınırlarımızdan bizlere saldırmasına göz yumacaksın, tabanca yardımı yapacaksın ve biz buna ses çıkarmayacağız.
Türkiye’nin endişelerinin aşılmış olduğu aşaması diyelim biz buna. fakat bizi doyum edecek somut ileri adımlar hemen hemen o aşamaya gelinmiş değil. o aşamaya gelinirse o vakit aslına bakarsan mesele kalmaz. Somut adım dediğimiz terörle mücadelede teröristler bunun içindedir ve terör faaliyetlerinin o ülke sınırları içinde yasaklanması oldukça net olarak bunun içerisindedir. Terör örgütlerine maddi içsel ya da askeri hiçbir yardım yapılmaması bunun içindedir. yazılı taahhüdün öne sürülen nedeni de şudur bir tek bugüne ilişkin değil. bugün tamam yarın nerede kalmıştık demek istemiyorum bundan sonrası dönemde NATO üyesi olduğun sürece ben bu tür faaliyetlere izin vermeyeceğim demek sahadaki uygulamasıdır. bu sağlandıktan sonrasında ortadan mesele alanı kalmaz aslına bakarsan aradığımız bu. yoksa içi boş sözler ve niyet beyanları değil.
TAHIL KORİDORUNDA SON DURUM
Çalışılması ihtiyaç duyulan bazı detaylar var. Rusya’nın ve Ukrayna’nın endişeleri var bunlar giderilmeye çalışıyor. İstanbul’da da bu mevzuda son noktayı koyalım diyoruz. Tarih geldiği takdir de bu da yapılır. umut ediyorum ki bu da gecikmez. bu durumdan tüm dünya etkilenir. Bizim Türkiye olarak sorunumuz yok. verimli bir yıl bizim için. Sadece bölge devletlerinde sıkıntıya girmek de istemeyiz.
ENFLASYON ADINA YENİ TEDBİRLER
Türkiye açısından bizim için oluşan sorun enerji kaynaklı bir sorun. 42 milyar dolarlık bir enerji giderimiz var toplam. şimdi bu 100 milyar dolara yaklaştı bölgesel çatışmalardan kaynaklı. 55 milyar dolarlık bir ilave… Bu da dövizle ilgili ilave bir talebi gönderme getiriyor. Bununla ilgili çalışmamız var.
Giderlerin arttığı bir dönemde gelirler de arttı. Normalde bizim bütçe açığımız yüzde 3.5’tu öngörülen şimdi yüzde 2.5’ye inmiş durumda. Bütçe açığını da azaltıcı tedbirlerle ek bütçe… Aldığımız bir oldukça önlem var. Bir tek bugünü değil, güz ve kışı da dahil beklenmedik spekülasyonların yada fiyat artışlarına müsaade etmeyeceğimiz tedbirleri şimdiden alalım.
ilerde hiçbir spekülatif harekete izin vermeyecek şekilde bugün bunların tedbirlerini alıyoruz. Bu tedbirleri yasal önlemleri de alarak yürütmek istiyoruz. stokçuluğa asla müsaade edilmeyecekmişçesine tedbirlerimizi de almaya çalışıyoruz. Çiftçilerimiz için güreyle ilgili problemi çözmek istiyoruz. dışa bağımlı bir Türkiye istemiyoruz. bununla ilgili emek harcamalar oldukça ileri seviyede. Bu durum da tarıma direkt katkı olarak görülecek.

Son Dakika Haberler